Şubat 6, 2007 - Issız Hikâye

Dünyasızmışım
Gözyaşı milatlarıyla kabuklanmışım
Farklı bir isimle yoğrulmuş kulaklarım
Harfleri sessiz sedasız işlenmiş dudaklarıma
Söz yaratılmamış henüz
tamamı şiir
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Şubat 6, 2007 - Sancılı Kundura ve Kanlı Lale Durağı

Bulanık karanfiller düştü rüyalarımdan
Toprak daha yeni doğmuş bir yeşilin matemi
Hissedilir bir sıçrasa salıncaktaki ırmak
Her karanlıkta bir korkuluk son nefesini verir
Benimse kalbim büyür sığmaz avuçlarıma
tamamı şiir
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Şubat 6, 2007 - İki Adım Ötede Başlayan Zaman

Dalgalandım yine
Köpürdü bütünlüğüm
Ve adım buharlaştı
Ama nedendi bu yağma
Ne istiyordu Promete benden
Atlantis’e borcum neydi
tamamı şiir
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Şubat 6, 2007 - Beylikten Devlete Osmanlı ve Kimlik Sorunsalı

Osman oğulları; XIV. ve XX. yüzyıllar arasındaki varlıkları boyunca değişik evrelerden geçmişler, altı asırlık bir ömrün sahibi olarak tarihin kendilerine çizdiği yolda başladıkları yolculuklarına kâh yürüyerek kâh koşarak devam etmişler ve son adımın toprakta bıraktığı izle de cisimsiz kalmışlardır.
tamamı tarih
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Şubat 6, 2007 - Aydın Münevver Entelektüel ya da Bilginin Türkçe Bir Tanımı

Entelektüel; yapı olarak içinden çıktığı toplumun düşünce ve duygularının ortak bir dışa vurumunu sahiplenip, kolektif şuurun yine halkın çıkarlarıyla kesiştiği noktaları içselleştirerek sosyokültürel hatta siyasi ve iktisadi işleyişin görece açmazlarını yine halktan aldığı ilhamlarla dillendirip sivil dönüşüm çabalarına girişen düşünce ve aksiyon mekanizmasının tekil bir kurumudur. Bağlı bulunduğu sosyal lifleri sağlamlaştıran gereçleri, sahip olduğu fikri hassasiyetlerin paylaşımcılarından sağlayan ve onlardan edindiği yansımaları kendi ideolojisi kapsamında müspet manada işlevsel kılabilen, potansiyel çıkış yollarının da merkezinde yer alır.
tamamı deneme
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Şubat 6, 2007 - İnsan Osman'dan Devlet Osman'a "Osmancık" ve Tarık Buğra

Osmanlı beyliğinin kuruluş seremonisine girişmeden önce bütün hayatını ulvi gayelere vakfetmiş bir ömrün son demlerini, yorgun bir sesin sahiplendiği arzulara yükleten Tarık Buğra; yaşlı ve hasta kahramanından yayılan iniltilere daha fazla kayıtsız kalamayarak ona duymak istediği ve son anlarının elemlerini bertaraf edecek muştuyu bir huzur kaynağı olarak sunuvermiştir.
tamamı kitap
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Şubat 5, 2007 - Çirkin Aşık Hep Aynasındadır Aşkın.. 30.06.2006

Bugün derin bir yalnızlığa araladım kapılarımı. Kendimi kapısı olmayan bir kafeste hissediyorum. Zamanın hükmüne boyun eğmek demek ağzımda ekşi bir tat bırakıyor, kalbim bir mengenenin insafında yaşıyor. Oysa o kadar güzel şeyler oluyor ki yaşamın her anında mutlu olmamak yetersiz kalıyor. Güneş her gün güler yüzünü göstermese de doğmaktan usanmıyor; mevsimler dönmemek ve hayatı yenilememekten bahsetmiyor; kuşlar yine hep aynı umut şarkılarını besteliyor ve nefes insandan bir an olsun ayrılmıyor. Yani bütün bir kâinat insana dil beste ve emre amade iken nasıl oluyor da insan mutsuz bir gün geçirebiliyor?
tamamı günlük
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Şubat 5, 2007 - İnsan ve Zaman

Zaman; artık hızını almış ve terini soğutmadan menzile varmayı hayal eden bir at misali koşmaktadır. Yukarı aşağı, sola sağa sürekli salınımlar yapmayı marifet edinen bir dürtüyle varlık gayesini gerçekleştirme azmi içindedir. Amaca en uygun program çerçevesinde konuk olduğu âlemde vazifesini ifa etme karalılığıyla da yoluna devam etmektedir. Dizginlerin çekilip de “Dur!” denileceği ana kadar da bundan vazgeçecek gibi görünmüyor.
tamamı yaşam
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Şubat 5, 2007 - Dünya Dili

Doğada eşsiz tınılar var insanın kulağına gelen. Dalgalar farklı bir haykırışı dillendiriyor dudaklarında, yağmur yükseklerin türküsünü dinletiyor toprağa, yine toprağın mırıltılarını dinlemek istiyorsan eğer ağaçların tercümanlığına başvurman gerekiyor. Kelimelerini çiçeklerden toplayan arılar, kararlı adımlarını azmin ayak seslerine dönüştüren karıncalar, bize içindeki var olma ateşinin çıtırtılarını duyumsatan kelebekler ve daha nice canlı nefes, hayatın ritmine kendilerince tempo tutmakta ve kendi renklerini hayatın ipliğine, kendi sözlerini de ömrün defterine işleyerek çoğalmaktadırlar.
tamamı yaşam
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Şubat 5, 2007 - Devletin Tarihsel Temelleri Üzerine

GİRİS
İlk olarak Yunan Sitelerinde görülen ve birkaç şehir devletinden müteşekkil bir siyasi yapıyı temsil eden ilkel devlet anlayışı, gelişim ve değişim basamaklarında tırmanırken bir yandan bireyi (erkek eksenli bir gücün ifadesi olarak) topluluk kavramıyla ilişkilendirerek bilgi ve beceri paylaşımının tetikleyicisi yapmak, diğer yandan da toplum denen hazneyi doldurup onun işlevsel yönünü geliştirerek insan olma sorumluluğunun da bir yansıması olarak bunu gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlamıştır.
tamamı tarih
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
C O P Y R I G H T © 2006 - 2009 A L P E R S A R I
|
Hakkımda
1985 yılında Antalya'da doğdu. Yazı ve şiirleri Ada, Bireylikler, Kitap Zamanı, Mor Taka, Telve, Varlık ve Yeniyazı gibi dergilerde göründü. Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği mezunu. Şimdilerde Telve Dergisi'ne editör olarak katkıda bulunuyor. alper.deu@gmail.com
|